Selamın aleyküm diye girdiğimiz aleykum selam diye karşılandığımız, tam 14 kez yıkılıp yeniden ve yeniden inşa edilen, herşeye rağmen hayatta kalan, lüks yaşamı seven, güler yüzlü, sıcak insanları olan, damak tadımızın neredeyse aynı olduğu, şehrin tamamının nargile koktuğu Beyrut...
Çok sevdik biz Beyrut'u, insanlarını ve özellikle Lübnan mutfağını :)
Beyrut'ta turist olmak çok kolay çünkü insanlar Türk olduğunuzu öğrenince gözlerinin içi parlıyor. Arapça anlayacağımızı zannedip konuşmaya devam etseler de, bir noktada anlaşmak yine de çok kolaydı.
Ana dil Arapça ve Fransızca. Ama genel olarak ingilizce biliyorlar. Nüfusun %50' si Müslüman , %50' si Hristiyan. Camii ve Kiliseler içiçe.. Ezan sesinin ardından çan sesleri yükseliyor Beyrut'ta.
Şehrin en önemli mimarisi Hariri Mosque. Mavi kubbesi ile tüm şehir bu caminin etrafında dönüyor.
Biz Hamra'da kaldık. Şehrin en merkezi yeri.
Şehir gerçekten tertemiz ve güvenli. Şehri deterjanlı sularla temizliyorlar abartmıyorum!
Ulaşım taksi ya da özel araçla sağlanıyor. Toplu taşıma aracı mevcut değil. Taksi ücretleri açıkcası çok hesaplı değil çünkü taksimetre yok. Mutlaka ama mutlaka pazarlık yapmanız gerekiyor. Ulaşım dışında yemek fiyatları gayet uygun. Bizim Doğu mutfağımızla nerdeyse aynı Lübnan mutfağı, tadından yenmez..
Kebap, hommos, muhammara ve fattuş mutlaka denenmesi gereken lezzetler.
Abdal Wahab, Lübnan mutfağını en iyi şekilde yansıtan etnik restaurantların başında geliyor.
Bize bir gece yetmedi son gecemizi yine bu mekanda geçirdik. Abdal Wahab aynı zamanda en iyi yemek mekanlarının olduğu sokağın da adı.
Bana bu kadar Lübnan mutfağı yeter derseniz de altertenifler sınırsız. Tüm dünya mutfaklarının en iyi restaurantları bu şehirde. Yine Abdal Wahab caddesi üzerinde bir italyan mutfağı varki öyle böyle değil :)
La Piazza gerçekten hem dekarosyonu hem de yemekleri ile bambaşka bir mekan.
Ne yazıkki şehir her 10 senede bir bombalanıp yeniden inşa edildiği için çok fazla tarihi eser görmek mümkün değil. Ancak şehrin dışında Byblos'a gidip alfabenin ilk bulunduğu tarihi mekanı ziyaret edebilirsiniz...
Bu ziyaretin ardından yine yemek yemek isterseniz bizim gibi, o zaman da PePe 'de muhteşem mezeler eşliğinde balık ve arak içebilirsiniz.
Arak bildiğiniz rakı. Sadece içtikleri bardaklar daha farklı.
Bu arada her yerde ama her yerde nargile içiliyor. En lüks mekandan en normal kahvesine kadar.
Türk kahvesi içmek de mümkün. Hatta kahveyi Arçelik'in telve makinalarında yapıyorlar :)
Ama şekeri siz daha sonrasında ilave ediyorsunuz. Yine de tadı kötü değil.
Biraz da gece hayatı derseniz açıkcası Istanbul'dan sonra bana gece hayatı çok da muhteşem gelmedi ama iyi klüpler mevcut. Down Town'da bulunan Element Night Club da onlardan biri.
Para birimi Lübnan Pound'u.
1000 LL = 1 TL
Biz bunu keşfettiğimizde çok mutlu olduk. Çünkü önce USD'ye dönüp oradan TL
karşılığını bulmaya çalışırken bunu farkettik ve hayat o noktadan sonra daha kolaydı. Üzerinizde illa Lübnan parası olmasına gerek yok heryerde USD geçiyor ve kur sabit olduğu için hiçbir zarara uğramıyorsunuz.
Hava bu aylarda 20 - 25 derece. Yani bahar.. Hafif yağmur yağsa da hava hep sıcak.
Lüks tüketim tüm kente hakim olduğu için alışveriş dünyası da bir o kadar çılgın ve gösterişli.
Place des Canons - Down Town alışveriş merkezlerinin olduğu cadde.
Şansımıza tam indirim zamanıydı biz de nasiplendik bu nimetten : )
Bir de white coffee diye bir içeçekleri var. Kahve zannediyorsunuz sütlü falan ama bildiğiniz suya esans damlatıp getiriyorlar çok tavsiye etmiyorum :S
Bu arada Beyrut , Türk vatandaşlarından vize istemiyor. 2 resim ile pasaportunuzu gösterip
hiçbir giriş harcı bile ödemeden ülkeye giriş yapabiliyorsunuz.
Dediğim gibi biz Beyrut'u çok sevdik, çok keyif aldık, çok eğlendik, çok güzel ağarlandık...
Şu anda orada hala huzur varken görmenizi tavsiye ederim.
Çok sevdik biz Beyrut'u, insanlarını ve özellikle Lübnan mutfağını :)
Beyrut'ta turist olmak çok kolay çünkü insanlar Türk olduğunuzu öğrenince gözlerinin içi parlıyor. Arapça anlayacağımızı zannedip konuşmaya devam etseler de, bir noktada anlaşmak yine de çok kolaydı.
Ana dil Arapça ve Fransızca. Ama genel olarak ingilizce biliyorlar. Nüfusun %50' si Müslüman , %50' si Hristiyan. Camii ve Kiliseler içiçe.. Ezan sesinin ardından çan sesleri yükseliyor Beyrut'ta.
Şehrin en önemli mimarisi Hariri Mosque. Mavi kubbesi ile tüm şehir bu caminin etrafında dönüyor.
Biz Hamra'da kaldık. Şehrin en merkezi yeri.
Şehir gerçekten tertemiz ve güvenli. Şehri deterjanlı sularla temizliyorlar abartmıyorum!
Ulaşım taksi ya da özel araçla sağlanıyor. Toplu taşıma aracı mevcut değil. Taksi ücretleri açıkcası çok hesaplı değil çünkü taksimetre yok. Mutlaka ama mutlaka pazarlık yapmanız gerekiyor. Ulaşım dışında yemek fiyatları gayet uygun. Bizim Doğu mutfağımızla nerdeyse aynı Lübnan mutfağı, tadından yenmez..
Kebap, hommos, muhammara ve fattuş mutlaka denenmesi gereken lezzetler.
Abdal Wahab, Lübnan mutfağını en iyi şekilde yansıtan etnik restaurantların başında geliyor.
Bize bir gece yetmedi son gecemizi yine bu mekanda geçirdik. Abdal Wahab aynı zamanda en iyi yemek mekanlarının olduğu sokağın da adı.
Bana bu kadar Lübnan mutfağı yeter derseniz de altertenifler sınırsız. Tüm dünya mutfaklarının en iyi restaurantları bu şehirde. Yine Abdal Wahab caddesi üzerinde bir italyan mutfağı varki öyle böyle değil :)
La Piazza gerçekten hem dekarosyonu hem de yemekleri ile bambaşka bir mekan.
Ne yazıkki şehir her 10 senede bir bombalanıp yeniden inşa edildiği için çok fazla tarihi eser görmek mümkün değil. Ancak şehrin dışında Byblos'a gidip alfabenin ilk bulunduğu tarihi mekanı ziyaret edebilirsiniz...
Bu ziyaretin ardından yine yemek yemek isterseniz bizim gibi, o zaman da PePe 'de muhteşem mezeler eşliğinde balık ve arak içebilirsiniz.
Arak bildiğiniz rakı. Sadece içtikleri bardaklar daha farklı.
Bu arada her yerde ama her yerde nargile içiliyor. En lüks mekandan en normal kahvesine kadar.
Ama şekeri siz daha sonrasında ilave ediyorsunuz. Yine de tadı kötü değil.
Biraz da gece hayatı derseniz açıkcası Istanbul'dan sonra bana gece hayatı çok da muhteşem gelmedi ama iyi klüpler mevcut. Down Town'da bulunan Element Night Club da onlardan biri.
Para birimi Lübnan Pound'u.
1000 LL = 1 TL
Biz bunu keşfettiğimizde çok mutlu olduk. Çünkü önce USD'ye dönüp oradan TL
karşılığını bulmaya çalışırken bunu farkettik ve hayat o noktadan sonra daha kolaydı. Üzerinizde illa Lübnan parası olmasına gerek yok heryerde USD geçiyor ve kur sabit olduğu için hiçbir zarara uğramıyorsunuz.
Hava bu aylarda 20 - 25 derece. Yani bahar.. Hafif yağmur yağsa da hava hep sıcak.
Lüks tüketim tüm kente hakim olduğu için alışveriş dünyası da bir o kadar çılgın ve gösterişli.
Place des Canons - Down Town alışveriş merkezlerinin olduğu cadde.
Şansımıza tam indirim zamanıydı biz de nasiplendik bu nimetten : )
Bir de white coffee diye bir içeçekleri var. Kahve zannediyorsunuz sütlü falan ama bildiğiniz suya esans damlatıp getiriyorlar çok tavsiye etmiyorum :S
Bu arada Beyrut , Türk vatandaşlarından vize istemiyor. 2 resim ile pasaportunuzu gösterip
hiçbir giriş harcı bile ödemeden ülkeye giriş yapabiliyorsunuz.
Dediğim gibi biz Beyrut'u çok sevdik, çok keyif aldık, çok eğlendik, çok güzel ağarlandık...
Şu anda orada hala huzur varken görmenizi tavsiye ederim.
Şükran = Teşekkürler












Çok güzel yaa..
YanıtlaSilSiz gezdiniz bizde resim ve yorumlarınızdan nasiplendik:)
Kenara da not ettik: Beyrut'a gitmeden önce yapılacak 10 şey: gamidenizler'e bakmak diye:)
sevgiler..
gitmiş kadar olduk ...süper hazırlamışsın bizim için ...ellerine yüreğine sağlık ....
YanıtlaSilvaavv harika yerlermis gercekten
YanıtlaSilGezerken hep blog aklımdaydı onu da yazayım, bunu da not edeyim şeklinde..
YanıtlaSilBeğenmiş olmanıza sevindim umarım yarın öbür gün bu notlar işinize yarar : )
Sevgiler
gamiciğim tam beklediğim detaylı yazın fotograflarınla beyrutu tanımış olduk, teşekkür ederiz :))
YanıtlaSilMerhaba,
YanıtlaSilçok güzel bir yazı yazmışsınız; fakat takıldığım bir kaç nokta var. Yazı başlığınızda "beirut- lebanon" yazmışsınız. bu ifade "Beyrut- Lübnan" olmalıydı bence. Çünkü oranın yerlileri de bu şekilde telaffuz ediyorlar. Şayet İngilizce konuşan bir memleketin anlatıldığı bir yazı yazmış olsaydınız ifade olarak "mançıstır- yerine manchester" yazılabilirdi. bu aslında farkında olmadan hepimizin yaptığı bir hata ama dikkatli olmakta bence fayda var.
bu güzel yazınız için tekrar teşekkür ederim.
Saygılarımla
Ulaş Kızıltuğ
Öncelikle güzel yorumunuz için teşekkürler.
YanıtlaSilBaşlığı bilinçli olarak bu şekilde kullandım.
Çünkü ülkede birçok dil ve din birarada..
Açıkcası Fransızcasını da yazmayı düşündüm.
Beyrut halkının bizler kadar bu durumu önemsediğini ve ince ayrıntılara takılabileceğini düşünmüyorum eğer öyle olsaydı kendi içlerinde bu kadar dengeli ve huzurlu olmazlardı...
Sevgiler
Tekrar merhaba,
YanıtlaSilSizin de söylediğiniz gibi, bu durum takınılması gereken bir şey değil bence de. sadece dikkat edilmesi gereken bir nokta diye düşünüyorum. beyrut halkı bu tarz ince dediğiniz ayrıntılara takılmadığı için belki de dünyanın en güzel şehri dünyanın en hüzünlü şehri haline geldi. fairuz müzik tarihinin en cıvıl cıvıl sesi lübnan ın bu hüznünden gülmeyi reddeder bir hale geldi. Aslında emperyalizm çok ilginçbir olgu sinsice ve çaktırmadan yatağımıza kadar bile girebiliyor ve sanki çok doğal bir şekilde bunu karşılamamızı bekliyor; en ufak bir itiraz da ise ya size yabancı muamelesi yapıyor ya da tepenize tıpkı beyrut ta olduğu gibi bomba yağdırıyor...
Selam;
YanıtlaSilöncelikle çok yoğun bir gün geçirdiğim için 2. yorumunuzu geç yayınladım ve yorumunuza ancak şimdi cevap verebiliyorum :)
Dünyanın kaç ülkesinde Cumhurbaşkanı Hristiyan, Başbakanı Müslüman olan başka bir ülke var inanın ben bilmiyorum. Her insan gibi ülkelerde kendi kaderlerini kendileri belirlerler benim inancım bu.
Orası enterasan dengelerin olduğu bir coğrafya. Bunların olması normal demiyorum ama ne yazık ki gördüğümüz manzaraya da çok şaşıramıyorum açıkcası..
Merhaba,
YanıtlaSilBeyrut'a taşınma ihtimalim olduğu için internette arama yaparken sizin yazınızı buldum. Benim merak ettiğim ev kiraları(küçük 2 odalı bir ev) ve yaşam masrafları (yiyecek ücretleri falan). Bu konuda herhangi bir bilginiz varsa paylaşabilir misiniz?
Ortala olarak iki kişilik bir ailenin ne kadar masrafı olur acaba?
Merhaba,
YanıtlaSilAçıkcası orada yaşamanın maliyeti ne kadar olur inanın bilmiyorum.
Turist olarak yeme,içme ve konaklama masrafları makul düzeyde idi fakat ulaşım çok pahalı, çünkü toplu taşıma aracı yok.
Onun dışında ülkede lüks bir tüketim hakim.
Şehir baştan aşağıya yeniden yapılmış. Çok lüks binalar ve alışveriş merkezleri var.
Inanın bunun dışında bir bilgiye sahip değilim.
Sevgiler..
tamamdır - bir an önce gitmeliyim...
YanıtlaSil